14 Aralık 2011 Çarşamba

İstanbul Gezileri 3 "Sen Piyer Hanı"


Şimdi biraz daha aşağılara, Kule'nin alt taraflarına doğru inip, oralarda dolaşacağız.
Voyvoda caddesinden Eski Banka sokağına giriş karşıda Sen Piyer Hanı'nın 1775'de depo olarak yapılmış kısmı. 

Sen Piyer Hanı önündeyiz. Efendim bu Hanın bulunduğu yerde, ta  Kanuni devrinden itibaren bir Fransız yerleşimi olduğu tahmin edilmektedir. Kanuni devrinde Fransızlara tanınan kapitülasyonlar çerçevesinde (bu kapütülasyonlar o zaman, Osmanlı'nın Avrupa'daki en büyük rakibi olan Avusturya Habsburg İmparatorluğuyla  muhtemel  bağlaşıklığını önlemek adına Fransızlara tanınmıştır) ilk Fransız B.Elçiliği binasının,1539 yılında,  bu sokak üzerinde inşa edildiği iddia edilmektedir.  18.yy'daki Fransız Ticaret Temsilciliği'nin de bu sokak üzerinde bulunduğu bilinmektedir. Ancak bu yapılar ve sokakta yer alan diğer yapılarda ahşaptı. 1771'deki büyük Galata Yangın'ında bu binalardan eser kalmamıştır.

Şimdi Batılılarca Levant tabir edilen Doğu Akdeniz'de bulunan bütün limanlarda büyük bir Han ya da hanlar  vardır. Bu hanların alt katlarında dükkanlar, depolar, ofisler, üst katlarında da konutlar, konaklama tesisleri vardı. Galata hayli geniş ve işlek bir Levant limanı olduğundan burada sadece Sen Piyer Hanı ihtiyaca cevap verememiş olmalıdır ki, etrafına başka hanlar da yapılmıştır. 19 yy'da, Tanzimat'tan sonra  diğer batılı devletlere de ekonomik, hukuksal imtiyazlar tanınmış olması dolayısıyla bu limandaki etkinlik arttırmıştır.

Sen Piyer hanının asıl ünü, yanlış bir bilgiden kaynaklanmaktadır. Ünlü Fransız devrimci şair Andre Chenier'nin bu binada doğmuş olduğu iddiası vardır. Bu yanlış iddianın kaynağı, mimar Vallaury 'dir. Bu binada faaliyet gösteren  eski Merkez Bankası'nın, mimarlığını kendisinin yaptığı halen aktif olan, Voyvoda caddesi'ndeki yeni binasına taşınmasından sonra, eski banka binasına koydurduğu  kitabeyle şairin bu binada doğmuş olduğunu duyurur. Oysa, Chenier 1762'de doğmuştur.  Sen Piyer Hanı'nın yapılış tarihiyse, 1771 veya 1775 olmalıdır. Muhtemelen Chenier bu sokakta, ama Sen Piyer Hanı yapılmadan önce yanan o ahşap evlerden birinde doğmuştur. Pierre ve Paul Kilisesi tarafından tutulmuş kayıtlar bu iddiayı doğrulamaktadır. Bilindiği gibi Andre Chenier Fransız Devrimi'nde kellesini kaybetmiştir. Celal Esad merhum Larousse'a dayanarak, Chenier'nin babasının İstanbul'a bir çuhacı Fransızın yanında çalışmak için gelmiş olduğunu, burada Kıbrıslı lövanten bir hanımla evlenmiş olduğunu belirtir. Chenier burada doğuyor ama daha ana okulu çağındayken, eğitim için Fransa'ya gönderiliyor. Devrim esnasında, İngiltere'nin Fransız büyükelçiliğinde çalışıyor. Tabii hemen ülkesine dönerek devrimci mücadeleye katılıyor. Babası da devrimden sonra Fas'a konsolosluk görevlisi olarak tayin ediliyor. Chenier'nin bir erkek kardeşi daha vardı. O da Galata'da doğmuş ve 1812 yılında Fransa'da ölmüştür.

Bu taş bina, Fransız Elçisi Comte de Saint Priest tarafından 1770'lerin ilk yarısında yaptırılmıştır. Kilise kaydında var. Han bir kaç binanın yan yana birbirine bağlanmasından oluşmuş kagir bir yapıdır. Bir çok kez onarım geçirmiştir. Bugünkü binanın belki yuvarlak pencerelerinden başka özgün diyebileceğimiz bir kısmı yoktur. Muhtemelen bu binalar hep birden değil, "görülen lüzum üzerine" parça parça inşa edilmişlerdir. Binalar özgün olarak iki katlıdır. Üçüncü katın bu binada Merkez Bankası 1863'de  faaliyete geçtikten sonra ilave edilmiş olmalıdır. Ancak ilk yapılan binalarda da banka ve konutlar olduğu biliniyor. Sokağın, Voyvoda Caddesi'ne dönmeden önceki köşesinde bulunan kısmının 1775'de depo olarak yapıldığı kaydedilir. 

Efendim, Osmanlı'da ilk Merkez Bankası işlevi gören, Osmanlı Bankası 1856 yılında ilk olarak bu binada faaliyete geçmiştir.  Osmanlı Merkez bankası 1892'de Voyvoda ya da Bankalar Caddesi'ndeki yeni binasına taşınınca han işlevi görmeye başlamıştır. Yeni Merkez Bankası'nın mimarı İstanbullu ve Fransız kökenli lövanten olan  Vallaury (çok önemli bir mimarımızdır. Bugün İstanbul Erkek Lisesi olarak kullanılan, eski Duyun-u Umumiye binası, Tıp Mektebi olarak inşa edilmiş, Haydarpaşa Lisesi binası, Pera Palas Oteli, müzede yer alan İskender Lahtine bakarak şeklini tespit ettiği, Arkeoloji Müzesi binası onun eserleri arasındadır)  Sen Piyer Hanı'ndan Osmanlı Bankası taşınırken  Chernier'in anısına  hanın duvarına (bina geçen Nisan -mayıs aylarında boşaltılırken kaldırılmış olan ) şairin adını taşıyan bir kitabe koymuştur. İddiası doğru değildir.  Han olunca, Vallaury'de dahil bir çok ünlü  İstanbul mimarı (sanıyorum) 50'lilerin sonlarına kadar bu binada ofis açmışlardır. Zaten bu yıllara kadar pek fazla mimar da yoktur. Olanların çoğu da, lövanten, rum, ermeni, fransız  ya da italyan mimarlardır.

Yeni Merkez Bankası açılınca bu handa bulunan Osmanlı hazinesine ait yaklaşık 3 ton altın  buradan torbalar halinde at arabaları ve hamallarla yeni binaya taşınmıştır. Şimdi kısmen müze olan Merkez Bankası'nda bu taşıma ve aktarma sırasında yapılmış gravürleri görmek mümkündür. Sen Piyer hanı şimdi Bahçeşehir Üniversitesi'ne devredilmiştir. Üniversite'nin binalarından biri olarak hizmet verecektir. Binanın üzerinde, eski sahiplerine ait olabilecek ya da belki büyükelçilik günlerinden kalma soy armaları görülmektedir. O sıralarda, Fransa'da Bourbonlar hanedanlığı vardı. Armalardan birisi krala ait devlet arması, diğeri büyükelçi Priest Kontu'nun aile armasıdır. 
Sen Piyer Hanı eski Ceneviz Sarayı (şimdi bereket Han) tarafından 

Sen Piyer hanı ön cepheden (duvarın üzerinde  arma görülüyor)Üzerinde taç olan bu arma krala ait devlet arması olmalıdır. 

Sen Piyer Hanı sokağın başından (Aygaz kamyonetinin sağında giriş kapısı). Tam karşıda görülen mavi kapılı bina 1775'de antrepo olarak yapılıp, binaya eklenen kısımdır. 

Sen Piyer hanı girişi. Üstteki yuvarlak cam ve ferforjesi özgün binanın yadigarı olmalıdır. 

Sen Piyer Hanı Eski Banka Sokağı'nın sonundan  görünüşü

1 yorum:

  1. Merhaba,
    Aslında pekçoklarının kafasında, gönlünde olan bir işe girişmissiniz: İstanbul Gezileri.
    Henüz ayrıntılara girerek okumayamadım ancak keyifli lacağına inanıyorum Sizden küçük isteğim çektiğiniz resim-fotoğrafların tümüne birer açıklama yazısı da yazmanız. Zira bunu hakediyorlar. Yazıları okuyanlar aynı yerleri ve belki de sizin de göremediğiniz farkedemediğiniz -en azından o an- ayrıntıları görme şasını elde edebilir.

    Güzel yazılarınınız için çok teşekkürler,

    Bir OdaTV ve İstanbul Sever

    YanıtlaSil